Lana Del Rey - First Light Türkçe Çeviri
Lana Del Rey - First Light Türkçe Çeviri
[Verse 1]
Run into the sun like
→ Güneşe doğru koş, sanki
It's the first light of day when you wake
→ Uyandığında günün ilk ışığıymış gibi
Is it real or is it fake?
→ Bu gerçek mi yoksa sahte mi?
Your strength is your youth, just use it and follow the music play
→ Gücün gençliğin, onu kullan ve çalan müziği takip et
Promise you'll never change (Change, change, change)
→ Söz ver, asla değişmeyeceksin (değiş, değiş, değiş)
[Chorus]
Can't say I'm surprised to see you running towards the sun
→ Güneşe doğru koştuğunu görmek beni şaşırtmıyor
Like a moth to a flame (Hey)
→ Bir kelebeğin ateşe gitmesi gibi
People try and stop you, all the fates just watch you
→ İnsanlar seni durdurmaya çalışır, kaderler ise sadece seni izler
Dying just to know whether you'll play your life like a game
→ Hayatını bir oyun gibi yaşayıp yaşamayacağını görmek için adeta can atıyorlar
[Post-Chorus]
Will you?
→ Yapacak mısın?
Will you?
→ Yapacak mısın?
Will you
→ Yapacak mısın
Play?
→ Oynayacak mısın?
[Verse 2]
Baby, come on
→ Hadi sevgilim
You know what you've always wanted to do
→ Her zaman ne yapmak istediğini biliyorsun
But there's one life for you
→ Ama senin sadece bir hayatın var
[Chorus]
Can't say I'm surprised to see you running towards the sun
→ Güneşe doğru koştuğunu görmek beni şaşırtmıyor
Like a moth to a flame (Hey)
→ Bir kelebeğin ateşe gitmesi gibi
People try and stop you, all the fates just watch you
→ İnsanlar seni durdurmaya çalışır, kaderler ise sadece seni izler
Dying just to know whether you'll play your life like a game
→ Hayatını bir oyun gibi yaşayıp yaşamayacağını görmek için adeta can atıyorlar
[Post-Chorus]
Will you?
→ Yapacak mısın?
Will you?
→ Yapacak mısın?
Will you?
→ Yapacak mısın?
Will you play?
→ Oynayacak mısın?
[Chorus]
Can't say I'm surprised to (Stop) see you running towards the sun (Yeah)
→ (Dur) Güneşe doğru koştuğunu görmek beni şaşırtmıyor
It's the first light of day, hey (Ah, are you ready?)
→ Günün ilk ışığı, hey (Ah, hazır mısın?)
All the fates just watch you
→ Tüm kaderler sadece seni izler
Dying just to know whether you'll play your life like a game
→ Hayatını bir oyun gibi yaşayıp yaşamayacağını görmek için adeta can atıyorlar
Game
→ Oyun
[Outro]
Will you? Will you? (Are you ready?)
→ Yapacak mısın? Yapacak mısın? (Hazır mısın?)
Will you? Will you?
→ Yapacak mısın? Yapacak mısın?
Dying just to know
→ Bilmek için can atıyorlar
Will you you play?
→ Oynayacak mısın?

Yorumlar
Yorum Gönder