Twenty One Pilots – Drag Path Türkçe Çeviri
Twenty One Pilots – Drag Path Türkçe Çeviri
When I see the devil's eyes
Şeytanın gözlerini gördüğümde
A current travels down my spine
Omurgamdan aşağı bir ürperti akıyor
He found me
Beni buldu
Seems as though I've lost again
Yine kaybetmişim gibi görünüyor
A story told ad nauseam
Defalarca anlatılmış, bıktıran bir hikâye
He found me
Beni buldu
Maybe once or twice or three
Belki bir, iki ya da üç kez
He's tried his hand at drowning me
Beni boğmaya kalkıştı
But I'm still on fire
Ama hâlâ içimde bir ateş var / hâlâ yanıyorum
At least, I'm pretty sure
En azından öyle olduğundan oldukça eminim
When I see the devil's eyes
Şeytanın gözlerini gördüğümde
I'll look away and smile wide
Başımı çevirip genişçe gülümseyeceğim
You found me
Beni buldun
'Cause then I'll know you're also there
Çünkü o zaman senin de orada olduğunu bileceğim
'Cause proof is in the adversere
Çünkü kanıt, karşı duruşta / zorlukta gizli
You found me
Beni buldun
A drag path etched in the surface
Yüzeye kazınmış bir sürüklenme izi
As evidence I left there on purpose
Bilerek bıraktığım bir kanıt gibi
A sad sack, laying on the surface (Yeah)
Yüzeyde yatan zavallı, bitkin biri (evet)
Can you find me?
Beni bulabilir misin?
I dug my heels into the gravel
Toprağa/çakıla topuklarımı sapladım
As evidence for you to unravel
Senin çözmen için bir iz bıraktım
A drag path, etched in the surface (Yeah)
Yüzeye kazınmış bir sürüklenme izi (evet)
Can you find me?
Beni bulabilir misin?
Would you (Would you, ooh)
Yapar mısın (yapar mısın, ooh)
Please, please hurry
Lütfen, lütfen acele et
Would you (Would you, ooh)
Yapar mısın (yapar mısın, ooh)
Please, please hurry
Lütfen, lütfen acele et
Can you, can you, can you, can you?
Yapabilir misin, bulabilir misin, yapabilir misin, yapabilir misin?
A drag path, etched in the surface
Yüzeye kazınmış bir sürüklenme izi
As evidence I left there on purpose
Bilerek bıraktığım bir kanıt gibi
A sad sack, laying on the surface
Yüzeyde yatan zavallı biri
Can you find me? (Can you, can you find me?)
Beni bulabilir misin? (Beni, beni bulabilir misin?)
I dug my heels into the gravel
Topuklarımı çakıla sapladım
As evidence for you to unravel
Senin çözmen için iz bıraktım
A drag path, etched in the surface
Yüzeye kazınmış bir sürüklenme izi
Can you find me?
Beni bulabilir misin?
Can you find me? (Can you find me?)
Beni bulabilir misin? (Bulabilir misin?)
Can you find me? (Can you find me?)
Beni bulabilir misin? (Bulabilir misin?)
Can you find me? (Can you find me?)
Beni bulabilir misin? (Bulabilir misin?)
Can you find me? (Can you find me?)
Beni bulabilir misin? (Bulabilir misin?)
Then the sun begins to rise
Sonra güneş yükselmeye başlıyor
We made it through the darkest night
En karanlık geceyi atlattık
You found me
Beni buldun
Yorumlar
Yorum Gönder