Machine Gun Kelly, Wiz Khalifa — passport Türkçe çeviri

 Machine Gun Kelly, Wiz Khalifa — passport Türkçe çeviri

Yeah, okay
Evet, tamam

I'm a little jet lagged right now
Şu an biraz zaman farkı sersemliği yaşıyorum

I'm still up in the sky, ain't touched down
Hâlâ gökyüzündeyim, daha yere inmedim

I got a hundred stamps in my passport
Pasaportumda yüz tane damga var

Got a hundred grams on me I'ma transport
Üzerimde taşıyacağım yüz gram var

And when I land, I'ma roll a baseball bat
Ve indiğimde beyzbol sopası kadar kalın bir sarma yapacağım

Out in Europe in a Cleveland baseball hat
Avrupa’da Cleveland beyzbol şapkasıyla geziyorum

Stackin' Euros for the hotel smoke fees
Otelin sigara cezaları için Euro biriktiriyorum

And the plug's gonna charge like a Mophie
Ve torbacı Mophie şarj cihazı gibi pahalıya kitliyor

Hit the tour group text, where we at next?
Turne grubuna yazıyorum, sırada nereye gidiyoruz?

Can't even pronounce the city, that's a big flex
Şehrin adını bile telaffuz edemiyorum, işte bu büyük hava

My boy a ho, he be scrollin' through his index
Kankam tam çapkın, rehberdeki kızları kaydırıp duruyor

I be chillin' with my guitar and my cigarettes
Ben ise gitarım ve sigaralarımla takılıyorum

Seventeen hour flight, I'ma sleep ten
On yedi saatlik uçuşta on saat uyuyacağım

Hit the stage soon as I land and do it again
İner inmez sahneye çıkıp tekrar yapacağım

Good intentions, some things that we won't mention
İyi niyetler… ama bazı şeylerden bahsetmeyiz

But if you know what I know, them some good friendships
Ama benim bildiklerimi biliyorsan, bunlar sağlam dostluklar

Coulda said long ago this as good as it gets
Eskiden “hayatın zirvesi bu” diyebilirdim

But I wake up every day still in the trenches
Ama her gün hâlâ savaşın içindeymiş gibi uyanıyorum

Show up everywhere consented
Her yere kabul görerek çıkıyorum

Now they heard it stay like they gifted, I said it, I meant it
Şimdi söylediklerimi hediye gibi görüyorlar; söyledim çünkü ciddiydim

The road's like that, I'm cold like that
Yollar böyle, ben de böyle soğuğum

I'm lookin' for my other half, tryna become whole like that
Diğer yarımı arıyorum, tamamlanmaya çalışıyorum

My soul's like that, I'm chose like that
Ruhum böyle, seçilmiş gibiyim

I'm elevating, so you know I gotta wear my clothes like that
Yükseliyorum, bu yüzden böyle giyinmem normal

Black Margiela and a Dries top
Siyah Margiela ve Dries üstümde

Cuff up the bottom of my pants, see Chanel socks
Pantolon paçalarını kıvırıyorum, Chanel çoraplar görünsün diye

That's about the only thing that I'll expose like that
İşte göstereceğim tek şey bu kadar

I been broke and I been broken, now I can't go back
Parasız da kaldım, ruhen de kırıldım; artık geri dönemem

Someone keeps calling
Birileri sürekli çağırıyor

Keeps me from home
Beni evden uzak tutuyor

I go through this often
Bunu sık sık yaşıyorum

I'm back on my own
Yine kendi başımayım

Someone keeps calling
Birileri sürekli çağırıyor

Keeps me from home
Beni evden uzak tutuyor

I go through this often
Bunu sık sık yaşıyorum

I'm back on my own
Yine yalnız kaldım

Yeah
Evet

And I don't know when I'll return back
Ne zaman geri döneceğimi bilmiyorum

So I gotta earn the cash to keep the same views that I'm used to
Alıştığım hayatı sürdürebilmek için para kazanmam lazım

Things get more dangerous when you're more famous
Daha ünlü oldukça işler daha tehlikeli oluyor

So I bought windows you can't shoot through
Bu yüzden kurşun geçirmez camlar aldım

Used to drink Tropicana, now it's yuzu
Eskiden Tropicana içerdim, şimdi yuzu içiyorum

Drive the Cullinans, it used to be an Isuzu
Şimdi Cullinan sürüyorum, eskiden Isuzu vardı

You know that you blew the fuck up when you punch dude once
Bir adama bir yumruk attığında herkes dava açıyorsa gerçekten patlamışsın demektir

And now everybody trying to sue you
Şimdi herkes sana dava açmaya çalışıyor

Or you got a couple billion views on YouTube
Ya da YouTube’da birkaç milyar izlenmen vardır

Always got some weed on you, or they assume you do
Üzerinde hep ot taşıdığını düşünüyorlar

But them numbers ain't nothin' if your family's strugglin'
Ama ailen zor durumdaysa o rakamların anlamı yok

So I stay hustlin'
Bu yüzden çalışmayı sürdürüyorum

Sun come up, I get up with it
Güneş doğunca ben de kalkıyorum

I'd be going even harder if I wasn't rich
Zengin olmasaydım daha da çok çalışırdım

Even at this point, pulling a double shift
Şu noktada bile çift mesai yapıyorum

'Cause God don't give you weight you can't lift
Çünkü Tanrı taşıyamayacağın yük vermez

I dreamed that my life was gonna be and it was like this
Hayatımın böyle olacağını hayal etmiştim ve gerçekten böyle oldu

Some real movie type shit
Tam film gibi bir hayat

Fuck it, I'm 'bout to write a script
Boş ver, gidip bir senaryo yazacağım

Give everybody on the set they own zip
Setteki herkese kendi paketini vereceğim

And maybe a bong to rip
Belki bir bong da veririz

Lotta girls at the door, we let 'em all in
Kapıda bir sürü kız var, hepsini içeri alıyoruz

When they test the turkey bag, I get all tense
Paketi kontrol ettiklerinde geriliyorum

That's a undefeated season, nigga, all wins
Bu yenilgisiz bir sezon dostum, hep kazanıyoruz

Someone keeps calling
Birileri sürekli çağırıyor

Keeps me from home
Beni evden uzak tutuyor

I go through this often
Bunu sık sık yaşıyorum

I'm back on my own
Yine kendi başımayım

Someone keeps calling
Birileri sürekli çağırıyor

Keeps me from home
Beni evden uzak tutuyor

I go through this often
Bunu sık sık yaşıyorum

I'm back on my own
Yine yalnız kaldım

Won't go back, I'm this close
Geri dönmeyeceğim, çok yaklaştım

Memories fade away, they come and go
Anılar silikleşiyor, gelip geçiyor

Won't go back, I'm this close
Geri dönmeyeceğim, çok yaklaştım

Memories fade away, they come and go
Anılar silikleşiyor, gelip geçiyor

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tina Turner - The Best Türkçe Çeviri

Coldplay - ALL MY LOVE TÜRKÇE ÇEVİRİ

CENTRAL CEE - CRG FEAT. DAVE TÜRKÇE ÇEVİRİ